Anasayfa
Terimler sözlüğü

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Amenore (adet görememe): 14 yaşına kadar meme büyümesi, tüylenme gibi cinsiyet karakterlerinin gelişmesi, 16 yaşına rağmen ilk adetin görülmemesi veya adet düzeni normal olan bir kadında 3 adet dönemi boyunca adet görülmemesidir.

Bifosfonatlar: Bifosfonatlar günümüzde kemik erimesi gibi metabolik kemik hastalıklarının tedavisinde yaygın olarak kullanılan ilaç grubudur.
Bilgisayarlı tomografi (CT taramaları): Bilgisayarlı radyografik metot ile belirli kemik kütlesinin, omurilik ve iskeletin diğer bölümlerine göre ölçümlendiği teşhis biçimidir.

Crohn hastalığı: Crohn hastalığı, inflamatuvar bağırsak hastalıklarından biridir. Ağızdan anüse kadar sindirim sisteminin herhangi bir bölümünü tutabilir. Genelde atlayan alanlar şeklindedir. Bir diğer inflamatuvar bağırsak hastalığı olan ülseratif kolit ile beraber bu grubu oluştururlar. Bu hastalık her 10.000 kişiden 1-10'unda görülür. Belirtileri, karnın sağ alt bölgesindeki ağrı ile başlayıp, ateşlenme, iştahsızlık ve kilo kaybı ile devam eder. Şu anda, bu hastalığın tam bir tedavisi bulunmamakla beraber, bir takım ilaçlar sayesinde hastaların daha rahat bir yaşam sürmesi sağlanabilir.

Çölyak hastalığı: Bağırsaklardaki sindirimi sağlayan villus denilen yapıların bozulmasına sebep olan ve dolayısıyla da yiyeceklerdeki besinin emilmesini engelleyen ve ince bağırsakta hasarlar oluşturan bir sindirim hastalığıdır.

Deoxypyridiline (Dpd): Kemikteki kollajenleri bağlayan bir amino asit türüdür.
DEXA (Dual-Energy X-ray Absorptiometry): Çekim süresini ve maruz kalınan radyasyon miktarını büyük oranda azaltarak, kemik mineral yoğunluğu ölçümü yapılmasını sağlayan aletin ismidir.
Diyabet: Diyabet veya şeker hastalığı, vücudun kandaki şeker oranını düzgün bir şekilde kontrol edememesiyle oluşan bir hastalıktır. Vücudun kandaki şeker oranını kontrol edememesi, kandaki şeker düzeyinin çok yükselmesine neden olabilir. Kronik bir hastalık olan diyabet vücudun yeteri kadar insülin üretememesi veya üretmesine rağmen kullanamaması sonucu gerçekleşebilir.

Hormon Terapisi: Belli kanser türlerinin gelişmek için hormonlara ihtiyaç duyması gerçeğinden yola çıkan bir tedavi biçimdir. Hastaya hormon verilmesi veya vücudundaki hormon seviyesinin azaltılması şeklinde uygulanabilir.
Hormon Replasman Terapisi (HRT): Östrojen-progestin karışımının, östrojen eksikliğine bağlı belirtileri gidermek, kemik erimesi ve kardiyovasküler hastalıklardaki risk artışını önlemek için kullanılmasıdır.
Hiperparatiroidi: Vücutta yüksek derecede paratiroit hormonu bulunmasıdır. Bu durum kemik kaybını hızlandırır.
Hidroksiprolin: Kollajenlerde çok miktarda bulunan bir amino asit.

Kalsitonin: İnsan vücudunda tiroid bezi tarafından üretilen bir hormondur. Kalsitonin kandaki kalsiyum oranını düşürür ve kemik rezorpsiyonunu azaltır.
Kollajen: Hareket sisteminin yapı taşlarını, özellikle kemik, kıkırdak, lif ve eklemleri oluşturan protein türüdür.
Kemik: Vücudun iskelet sistemini oluşturan maddedir. Temel olarak kalsiyum fosfat ve kalsiyum karbonattan oluşur. Kalsiyum depolaması yaparak, kandaki kalsiyum dengesi üzerinde büyük rol oynar.
Kemik Mineral Yoğunluğu (KMY) : KMY, kemik yoğunluğu ölçümüdür ve kemiklerdeki kalsiyum miktarını yansıtır. KMY testi, kemik erimesi teşhisi için kullanılır.
Kemik Rezorpsiyonu: Osteoklast hücrelerinin Kemik matriksini yok ederek kemik dokusunu ortadan kaldırmalarına kemik rezorpsiyonu denir. Kısaca, kemiğin yoğunluğunu kaybetmesidir.  
Kemik Yenilenmesi: Kemiklerin sürekli içinde bulunduğu işlemdir. Sağlıklı bir kemik kendini sürekli yeniler.
Kemik Yoğunluğu: Kemik yoğunluğu, belirli bir birim kemik içinde bulunan kemik dokusu miktarıdır. Özel x-ray ışınlarıyla ölçüm yapılabilir.
Kemik kütle/Kemik mineral yoğunluğu(KMY) testi: Bir kişinin kemiklerinin yoğunluk oranın ölçülmesidir. Kemik kütle ölçümleri kırılma risklerini belirler.
Kortikosteroid: Etkileri adrenal bezlerin ürettiği hormonların etkilerini taklit eden, iltihaplanmayı önleyici ilaçlardır. Bu ilaçlar ağrıyı etkili biçimde dindirebilir, ancak özellikle yüksek dozlarda, uzun süreli kullanımı bir dizi ciddi yan etkiye yol açabilir.
Kortizon: Böbreküstü bezinin kabuk bölgesince salgılanan, iltihaplanma önleyici özellikleri olan hormon.

Menopoz: Adetin kesilmesi olarak adlandırılır. Ortalama menopoz yaşı Türkiye için tam olarak bilinmemektedir, ancak bu A.B.D'de 50-52 yaşları arasındadır. Adetlerin ilk başlama yaşı ile menopoz yaşı arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Yüksek yerlerde yaşayanlarda ve sigara içen kadınlarda menopoz daha erken yaşlarda başlamaktadır. Adet kanamalarının araları menopozdan 2 ile 8 yıl öncesinden uzamaya başlayabilir.
Metabolizma: Organizmada yaşamın sürdürülmesi sırasında gerçekleşen tüm kimyasal tepkimelerdir.

Osteoartrit: Orta yaşlarda ortaya çıkan eklem iltihabı ya da romatizma.
Osteoblast: Kemik hücresinin öncülü olan olgunlaşmamış hücre çeşididir. Çoğalarak, olgunlaşmamış kemik hücresine dönüşür. Böylece kemiklerin oluşumunda ve yenilenmesinde rol oynar.
Osteoklast: Kemik matriksini yok ederek kemik dokusunu ortadan kaldıran bir çeşit kemik hücresidir.
Osteomalazi (Kemik zayıflığı): Kemiklerin yumuşaması hastalığıdır. Kemik, genel olarak mineral kaybı ve sıkça kalsiyum eksikliği yüzünden zayıflamaktadır.
Osteoporoz: Kemik erimesi. Kemik metabolizmasındaki bir bozukluk sonucunda kemikteki protein örgüsünün seyrelmesiyle iskelette ortaya çıkan ve kemiklerin çok kolay kırılabilmesine sebep olan bir hastalıktır.

Östrojen: Yumurtalıklar tarafından üretilen bir hormon. Kadınlık hormonu olarak da bilinmektedir. Östrojenler, kadınların adet döngüsünde önemli rol oynayan bir grup steroid hormonudur.
Östrojen Replasman Terapisi (ÖRT): Menopoz sonrası dönemi yaşayan kadınlarda kemik erimesini engellemek ve tedavi etmek için östrojen hormonunun kullanılmasıdır.

Protez: Eksik olan vücut uzuvlarını taklit edecek şekilde yapılmış aygıtların genel adıdır. Yaralanmalar, tümör cerrahileri, kangren, iltihap ve benzeri organ hasarları sonucu vücudun geri kalanının sağlığını korumak amacıyla hasar gören organ çıkartılır. Bu organın fonksiyonunu ve şeklini taklit eden protezler bu organdan geriye kalan vücut boşluğuna yardımcı materyaller kullanılarak takılır.
Paratiroit Hormonu (PTH): Paratiroit bezinin salgıladığı ve vücuttaki kalsiyum ve fosfor oranlarını düzenleyen hormon.

 

Trabeküler Kemik: Omurgalarda ve uzun kemiklerin uç kısımlarında yer alan, kemik erimesine bağlı kırıklara en hassas bölgelerdir. Trabeküler kemiğin yapım-yıkım hızının kortikal kemiğe göre 4-8 kat daha hızlıdır. Bu nedenle, bu kemikler kırıklara daha dayanıksız olurlar.

Vitamin D: Vücudun kalsiyum emilimi yapmasını sağlayan vitamin çeşididir. Kemik ve diş sağlığı için çok önemlidir.
Vertebra: Omur, yani vertebra, omurgayı oluşturan 33-34 kemikten her birine verilen addır. Kafatasının hemen altından başlayıp kuyruk sokumuna dek uzanırlar.
Favorilerime ekleAnasayfa   |   Bize Ulaşın   |   Gizlilik Politikası|   Referanslar|   Site Haritası
www.roche.com.tr